Yüz Kişiyi Öldüren Adamın Affedilmesi

Hadis rivayetinde yüz kişiyi öldüren bir adamın affedilmek için içinde iyilerin olduğu bir diyara gitmek üzere yola çıkması, yolda ölmesi, rahmet ve azap meleklerinin bu kişinin durumu hakkında ihtilafa düşmeleri, sonrasında öldüğü yerin geldiği ve gideceği yere olan mesafesinin ölçülmesi ve gitmek istediği yere bir karış daha yakın bir yerde öldüğü için rahmet melekleri tarafından alınarak affedildiği iddia edilir. Kur’an ayetleri açık bir şekilde ifade etmektedir:

 

“…Kim cinayet suçu işlememiş veya yeryüzünde fesat çıkarmamış bir kişiyi öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibi olur. Dahası kim de bir hayat kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur…”

(Maide Suresi 32)

 

“Allah’ın saygıya layık kıldığı cana haklı bir sebep yokken kıymayın…”

(İsra Suresi 33)

 

Oysa ilgili rivayet şu şekildedir:

 

“Resulullah buyurdular ki: Sizden önce yaşayanlar arasında doksan dokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. Bir ara yeryüzünün en bilgin kişisini sordu. Kendisine bir rahip tarif edildi. Ona kadar gidip, doksan dokuz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tövbe imkânının olup olmadığını sordu. Rahip: ‘Hayır yoktur!’ dedi. Herif onu da öldürüp cinayetini yüze tamamladı. Adamcağız, yeryüzünün en bilginini sormaya devam etti. Kendisine âlim bir kişi tarif edildi. Ona gelip, yüz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tövbe imkânı olup olmadığını sordu. Âlim: ‘Evet, vardır, seninle tövben arasına kim perde olabilir?’ dedi. Ve ilave etti: ‘Ancak, falan memlekete gitmelisin. Zira orada Allah’a ibadet eden kimseler var. Sen de onlarla Allah’a ibadet edeceksin ve bir daha kendi memleketine dönmeyeceksin. Zira orası kötü bir yer.’ Adam yola çıktı. Giderken yarı yola varır varmaz ölüm meleği gelip ruhunu kabzetti. Rahmet ve azap melekleri onun hakkında ihtilafa düştüler. Rahmet melekleri: ‘Bu adam tövbekâr olarak geldi. Kalben Allah’a yönelmişti’ dediler. Azap melekleri de: ‘Bu adam hiçbir hayır işlemedi’ dediler. Onlar böyle çekişirken insan suretinde bir başka melek, yanlarına geldi. Melekler onu aralarında hakem yaptılar. Hakem onlara: ‘Onun çıktığı yerle, gitmekte olduğu yer arasını ölçün, hangi tarafa daha yakınsa ona teslim edin’ dedi. Ölçtüler, gördüler ki, gitmeyi arzu ettiği (iyiler diyarına) bir karış daha yakın. Onu hemen rahmet melekleri aldılar.’ Bir rivayette şu ziyade var: ‘Bir miktar yol gidince, ölüm gelip çattı. Adamcağız yönünü salih köye doğru çevirdi. Böylece o köy ehlinden sayıldı.”[1]Aynı olayı aktaran bir diğer rivayette şöyle denmiştir: “Allah Teâla beriki köye adamdan uzaklaşmayı, öbür köye de yaklaşmayı vahyetti, sonra da: ‘Adamın geldiği ve gitmekte olduğu köylere uzaklıklarını ölçüp kıyaslayın’ dedi.”[2]

 

Bu türden rivayetlerin Allah’a yapılmış iftiralar olduğu açıktır. Haksız yere yüz kişiyi öldüren bir adamın iyi insanların olduğu bir köye yakın ölmesi ile affedilmesi söz konusu edilemeyeceği gibi Allah’ın böyle bir adamı affetmek için köyleri yaklaştırıp uzaklaştıracağına inanmak da mümkün değildir. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmemesi ayrı, Allah’ın rahmetini bahane ederek zulme bulaşmak ayrıdır. Allah adildir. Kulları arasında adalet ile hükmeder. Haksız yere öldürülen kullarının hesabını mutlaka sorar.

 

[1]        Buhari, Enbiya 50; Müslim, Tevbe 46, (2766); İbn Mace, Diyat 2, (2621).

[2]        Buhari, Enbiya 50.

 

Kaynak: Allah’a Öğretilen Din – Emre Dorman

 

Bir cevap yazın