Peygamberimizin Kur’an Dışında Dini Hükümler Bildirdiği Bir Kaynağı Var Mıydı?

Bir hadis rivayetinde peygamberimizin şöyle söylediği iddia edilir:

 

“Bana Kur’an ve bir o kadarı daha verildi. Yakında karnı tok, koltuğuna yaslanmış birisi, ‘Size Kur’an yeter; onda neyi helal bulursanız onu helal kabul ediniz. Onda neyi haram bulursanız, onu da haram biliniz’ diyecek. Şunu iyi bilin ki, Allah’ın Resulü’nün haram kıldığı da Allah’ın haram kıldığı gibidir.”[1]

 

Söz konusu hadis rivayetinde peygamberimizin böyle söylediği iddia edilse de gerçekte ne söylediğini Kur’an’da görmek mümkündür:

 

“De ki: Bana vahyolunanlar içinde, bu haram dediklerinizi yiyecek birine yasaklanmış bir şey bulamıyorum. Yalnız şunlardan biri olursa başka: leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o bir pisliktir- Allah’tan başkası adına boğazlanmış bir murdar…”

(En’am Suresi 145).

 

Ayette, insanların bir şekilde kafalarına göre birtakım şeylerin yenilmesini haram kıldıkları, bunun üzerine de peygamberimize Allah’ın ayetlerinde bildirmiş oldukları dışında yenilmesi haram olan bir şeyi göremediğini söylemesi buyurulmaktadır. Ayet bu kadar açık olmasına rağmen rivayet edilen hadisler yoluyla ortaya konulan yenilmesi haram olanlar listesi son derece kalabalıktır. Bununla birlikte söz konusu bu hadis rivayeti ile birebir çelişen ve aynı kaynaklarda yer alan iki ayrı rivayet bulunmaktadır. Bu hadis rivayetlerine göre peygamberimizin şöyle söylediği iddia edilir:

 

“Allah’ın Kitabı’nda helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.”[2]

 

“Bazılarına ne oluyor ki, Allah’ın Kitabı’nda bulunmayan birtakım şartlar koşuyor? Her kim Allah’ın Kitabı’nda bulunmayan bir şeyi şart koşarsa o şart geçersizdir, isterse yüz şart koşsun. Allah’ın belirlediği şart uyulmaya daha hak sahibi ve daha sağlamdır.”[3]

 

Söz konusu bu örnekler, ayetleri desteklemek için değil, hadis rivayetlerinin kendi aralarında çelişen versiyonlarının olduğunun dolayısıyla Kur’an gibi güvenilir olamayacaklarının gösterilmesi için kullanılmaktadır. Yoksa Allah’ın ayetlerinin, rivayetlerin desteğine ihtiyacı yoktur.

 

[1]        Ebu Davud, Sünnet, 6, (4604); Tirmizi, İlm 60, (2666); İbn Mace, Mukaddime 2, (12)

[2]        Ebu Davud Etime 39; Tırmizi Libas 6

[3]        Buhari, Mesacid 70, Zekat 61, Büyu 67, 73, Itk 10, Mekatib 2, 3, 4, 5, Hibe 7, Şurut 3, 10, 13, 17, Talak 16, Kefaratü’l-iman 8, Feraiz 19, 20, 22, 23; Müslim, Itk 5, (1504); Ebu Davud, Itk 2, (3929-3930); Nesai, 85, 86 (7, 300); Tirmizi, Büyu 33, (1256), Vesaya 7, (2125); İbn Mace, Itk 3, (2521).

 

Kaynak: Allah’a Öğretilen Din – Emre Dorman

Bir cevap yazın