Peygamberimiz Saatin (Kıyametin) Ne Zaman Kopacağını Bilebilir Mi?

Kıyamet alametleri ile ilgili rivayet ve uydurmalar saymakla bitmeyecek türdendir. Bazı kaynaklar, Allah’ın bu konu ile ilgili apaçık ayetlerine rağmen uydurma rivayetlerden hareketle kıyamet saatine ilişkin çeşitli tarihler verir ve yaşanacak olaylarla ilgili Kur’an’da hiç yer almayan iddialarda bulunur. Hatta Buhari ve Müslim gibi güvenilir kabul edilen hadis kaynaklarında Enes b. Malik’ten gelen şu şekilde bir rivayet yer alır: “Bir adam Allah Resul’üne: ‘Kıyamet ne zaman kopacak?’ diye sordu. Resul sustu, sonra kucağındaki Ezdli çocuğa baktı ve şöyle dedi: ‘Eğer bu çocuk uzun ömürlü olursa iyice ihtiyarlamasına kalmadan kıyamet kopacaktır.’ Enes der ki: “Çocuk benim yaşıtımdı.”[1]

Enes b. Malik’in Hicretin 93. yılında öldüğü kabul edilmektedir. Söz konusu çocuk Enes ile akran olduğuna göre hadise bakıldığında kıyametin hicri birinci asrın sona ermesinden önce kopması gerekiyordu. Görüldüğü gibi bu şekilde uydurma ve iddialar ile hem Allah’a hem de peygamberimize iftira etmekten çekinilmemiştir. Kıyametin ne zaman kopacağına dair diğer bir rivayet ise şu şekildedir: “Resulullah buyurdular ki: “Güneş, battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmaz.”[2] Oysa ayetler, söz konusu o saatin bilgisinin sadece Allah’ta olduğunu, o saat hakkında tartışmanın sapıklık olduğunu ve peygamberimizin de bu konu hakkında bir şey bilmediğini söylemektedir:

“Haberiniz olsun; kıyamet-saati konusunda tartışanlar, gerçekte uzak bir sapıklık içindedirler.” (Şura Suresi 18).

“İnsanlar, sana saati (kıyameti) sorarlar; de ki: ‘Onun bilgisi yalnızca Allah’ın katındadır.’ Ne bilirsin; belki saat (kıyamet) pek yakındır.”

(Ahzab Suresi 63).

“Saatin (kıyametin) ne zaman demir atacağını (gerçekleşeceğini) sorarlar. De ki: ‘Onun ilmi yalnızca Rabbimin katındadır. Onun süresini O’ndan başkası açıklayamaz. O, göklerde ve yerde ağırlaştı. O, size apansız bir gelişten başkası değildir.’ Sanki sen, ondan haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: ‘Onun ilmi yalnızca Allah’ın katındadır. Ancak insanların çoğu bilmezler.”

(A’raf Suresi 187).

“De ki: (Ona ait) Bilgi, Allah’ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”

(Mülk Suresi 26).

“Şüphesiz saat (kıyamet) yaklaşarak gelmektedir; bunda hiçbir kuşku yok.”

(Mümin Suresi 59).

“Onlar, hiç şuurunda değilken kendilerine apansız gelecektir.”

(Zuhruf Suresi 66).

 

[1]        Müslim, Fiten 138, (2953).

[2]        Buhari, Rikak 39, İstiska 27, Zekat 9; Müslim, İman 248, (157); Ebu Davud, Melahim 12, (4312).

 

Kaynak: Allaha Öğretilen Din 

Bir cevap yazın