Nuh Peygamber Tüm Canlıları Gemiye Nasıl Sığdırdı ?

Sorunun Detayı:
Dünyada binlerce canlı türü varken Nuh peygamber bütün canlıları gemiye nasıl sığdırdı ? Eğer bu doğruysa bu gemi ne kadar büyüktü ? Bilimsel açıdan tüm dünyanın sular altında kalması mümkün mü ?

Ateistlerin iddiası:

Bilim adamlarının yaptığı hesaba göre tüm dünya yüzeyini kaplaycak miktarda su yeryüzünde bulunmamaktadır. Kutuplardaki tüm buzlar erise ve atmosfer ve bulutlardaki tüm su yoğunlaşıp yeryüzüne dökülse bile, böyle bir facianın gerektirdiği miktarda suya yaklaşılamamaktadır. Ayrıca milyonlarca canlı türünün bir gemiye sığdırılmış olması mümkün değildir. Bakteri gibi mikroorganizmalar da canlılara dahil olduğuna göre o tarihte bu canlılar nasıl gemiye alınmıştır ? Tüm dünyadaki canlılar gemiye nasıl toplanmıştır ? Bu sorulardan da anlayacağımız üzere Nuh Tufanı uydurulmuş bir efsaneden başka bir şey değildir.

Cevap:

Tevratta Nuh Tufanının tüm dünyada gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu yüzden hristiyanlar ve yahudiler tufanın tüm dünyayı vurduğuna inanırlar. Hristiyanların ve yahudilerin bu inancının aksine İslam’a göre nuh tufanı bölgeseldir, yani tufan tüm dünyayı vurmamıştır ve dünyadaki tüm hayvanlar gemiye yüklenmemiştir.

Bunun kanıtı nedir ?

1.) Hiçbir ayette tufanın tüm dünyayı vurduğu yazmaz (ne de anlaşılır).

2.) Hz. Nuh belli bir kavime gönderiliyor.

bkz: ”Andolsun ki biz Nuh’u kendi kavmine gönderdik”

(Ankebut suresi 14)

3.) Bu kendi kavmi tüm insanoğlu olamaz çünkü Kur’an’da Hz. Nuh sürekli ”ey kavmim” ( yâ kavmi) diye hitap ediyor.

Kur’an’da ”ey insanlar” (Yâ eyyuhennâsu) tabiri de mevcut ve defalarca tekrarlanmaktadır. Eğer tüm insanlık olsaydı Nuh kıssasında da ”ey insanlar” tabiri kullanılırdı.

4) Kavmi dışındaki insanları tufan vurmuş olamaz çünkü Allah uyarıcı göndermeden hiçbir kavimi helak etmeyeceğini söylüyor

bkz: ”Biz hiçbir memleketi kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.”

(Şuara suresi 208-209)

Tufan bölgesel olduğu için sadece o bölgedeki hayvanlardan ikişer çift gemiye yükleniyor ve bu da kesinlikle mümkündür. Bazı ateistler Kur’an’daki ”her birinden birer çift al” ifadesinden yola çıkarak tüm canlıların kast edildiğini iddia ediyorlar. Bu iddia mantıksızdır çünkü Hud suresinin 40. ayetinde suların yükselmeye başladığı an bu emirin verildiğini görüyoruz:
”Nihayet emrimiz gelip de sular coşup yükselmeye başlayınca Nuh’a dedik ki: ‘her birinden birer çift al’

Bu ayrıntı çok önemli. Şimdi yanan evde birinin size ”tüm eşyaları alın” dediğini düşündüğümüzde siz tüm dünyadaki eşyaları mı anlıyorsunuz yoksa sadece evin içindeki eşyaları mı ? Elbette evin içindeki eşyaları. Nuh kıssasında da vakit geldiği için Nuh’un her gördüğü canlı kast ediliyor. Tüm dünyadaki canlılar diye algılamak çok mantıksız olur.

Ateistlerin sorgulaması gereken şeyler:

Tevratta Nuh tufanı hakkında öyle detaylar verilmiş ki tufan olayını tamamen mantıksız ve gerçek dışı yapıyor.
Tevrata göre tüm dünya sular altında kalıyor. Ve bu bir çok açık ifade ile belirtilmiş.

Mesela tevrattaki bazı ayetlerde şöyle geçiyor:

“Sular öyle yükseldi ki, yeryüzündeki bütün yüksek dağlar su altında kaldı. Yükselen sular dağları on beş arşın aştı. Yeryüzünde yaşayan bütün canlılar yok oldu; kuşlar, evcil ve yabanıl hayvanlar, sürüngenler, insanlar, soluk alan bütün canlılar öldü. RAB insanlardan evcil hayvanlara, sürüngenlerden kuşlara dek bütün canlıları yok etti, yeryüzündeki her şey silinip gitti. Yalnız Nuh’la gemidekiler kaldı.”

Ve bunun da bir mucize olarak değil de doğal bir yol ile gerçekleştiği anlaşılıyor: ”Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı.”

Peki nasıl oluyor da Kur’an’da nuh tufanı ile ilgili bir sürü ayetler olmasına rağmen bir tanesinde bile tufanın tüm dünyada gerçekleştiği anlaşılmıyor? Hem de Nuh peygamberin ismini almış sure bile varken.

Şimdi en can alıcı noktaya değinmek istiyoruz. Kur’an’daki Nuh tufanının tüm dünyada gerçekleştiğinin söylenmesine/anlaşılmasına en yakın olup da söylenmeyen ayete değinmek istiyoruz:

”Nuh dedi ki: Rabbim yeryüzünde bir tek inkarcı bırakma”

(Nuh suresi 26. ayet)

Merak edilen soru: Bu ayetin devamında ne yazıyor ?

Bu ayetin devamına bakmadan önce Kur’an’ın geneline dayanarak bu ayetin devamında ne bekleyebileceğimize bakalım.

Enbiya 87: Yunus peygamber sonunda karanlıklar içinde kalınca ”Senden başka ilah yok. Sen yücesin. Ben yanlış davrandım” diye yalvardı.

Enbiya 88: Bunun üzerine yalvarışına karşılık verdik ve onu üzüntüden kurtardık. İnananları işte böyle kurtarırız.

-Hemen karşılık verildiğini görüyor musunuz ?

Şuara 168-169: (Lut) dedi ki: ‘Doğrusu ben sizin yaptığınıza çok kızanlardanım. Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar.

Şuara 170-172: Bunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık. Sonra diğerlerini helâk ettik.

-Hem duasına hemen karşılık verildiği hem de sonucunun hemen söylendiğini görüyor musunuz ?

Enbiya 83: Eyyub da: ‘Başıma bir bela geldi, Sen merhametlilerin merhametlisisin’ diye Rabbine yalvarmıştı.
Enbiya 84: Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere onun duasını kabul ettik; kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik ve ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik.

Sad 35: Süleyman: Rabbim! Beni bağışla; bana, benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver. Şüphesiz sen, daima bağışta bulunansın, dedi.
sad 36: Bunun üzerine rüzgârı onun emrine verdik

Çok uzatmak istemediğimiz için bu örneklerde bırakmak istiyoruz.

Şimd Nuh’un şu duasından sonra hangi ayetin geldiğine bakalım.

 

Nuh suresi 26: ”Nuh dedi ki: Rabbim yeryüzünde bir tek inkarcı bırakma”

Nuh suresi 27: Çünkü sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; yalnız ahlâksız, nankör insanlar doğururlar (yetiştirirler).

Çok ilginç değil mi ? Duadan sonra beklenenin aksine çok farklı bir şey ile devam ediyor.

Daha da ilginç olan başka ayetlerde Nuh’un duasına hemen karşılık veriliyor olması:

 

Kamer 10: (Nuh) Rabbine: Ben yenik düştüm, bana yardım et! diyerek yalvardı.

Kamer 11: Bunun üzerine göğün kapılarını boşanan sularla açtık.

 

Peki diğer duasına neden karşılık verilmiyor ? Çünkü Nuh’un bu duası kabul olmuyor. Nuh peygamberin duasına karşılık verilmemesinde mükemmel bir incelik var.

Tevratta ne diyordu hatırlayalım: ”Yeryüzünde yaşayan bütün canlılar yok oldu”

Ateistlere sormak istiyoruz: Pek bunun açıklaması nedir ?

Kur’an’daki sorunların elenmesinin açıklaması Kur’an’da yeterince detaya girilmemiş olması olabilir mi ?

Bu olamaz çünkü Kur’an’da Nuh’un öz oğlunun bir dalga tarafından boğulduğu gibi bir detaya bile yer verilmektedir:

”Oğlu: Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım, dedi. (Nuh): «Bugün Allah’ın emrinden (azabından), merhamet sahibi Allah’tan başka koruyacak kimse yoktur» dedi. Aralarına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.”

(Hud suresi 43. ayet)

Felsefi açıdan Nuh tufanı kıssası Kur’an’ın Allah kelamı olduğuna gösteren bir argümandır. Gelin buna beraber bakalım.

Kur’an insan eseri ise: beklenen: tevrattaki tufan hakkındaki sorunların elenmemesi
beklenmeyen: tevrattaki tufan hakkındaki sorunlarun elenmesi

Kur’an Allah kelamı ise: beklenen: tevrattaki tufan hakkındaki sorunların elenmesi
beklenmeyen: tevrattaki tufan hakkındak sorunların elenmemesi

Sorunların elendiğine dayanarak Kur’an’ın Allah kelamı olmasının olmamasından daha mantıklı olduğunu söyleyebiliriz!

Sonuç

Görmüş olduğunuz gibi Kur’an’da tufanın tüm dünyada gerçekleştiği ne yazmaktadır ne de anlaşılmaktadır. Kur’an’daki tufan kıssasının hatalı olduğunu bırakın, kıssadan insan eseri olamayacağı bile anlaşılmaktadır.

Bir cevap yazın