Bilim – Din İlişkisi ve Evrim – İslam İlişkisi – Nasır Öztekin

 

 

GİRİŞ

Din Bilim çatışması iddiasında en fazla öne çıkarılan konulardan biri evrim teorisidir. Bu çalışmada evrim teorisini ispatlamaya yada karşı çıkmaya çalışmayacağız. Evrim teorisinin doğruluğu yada yanlışlığı Tanrının yada dinin varlığı ile ilişkili bir konu olmadığını ve evrim teorisinin doğru olması durumunda İslam inancı açısından bir sorun teşkil etmeyeceğini ifade etmeye çalışacağız.

 

EVRİM TEORİS VE DİN İLİŞKİSİ

 

İnsanları canlılığı ya Allah yaratmıştır ya da canlılık evrim ile kendiliğinden oluşmuştur şeklindeki iki seçenekten birini kabul etmeye zorlayan mantık son derece hatalıdır. Bu iddia “ya Allah vardır ya da evrim teorisi” doğrudur şeklinde de ifade edilmektedir ki bu da aynı şekilde hatalı bir yaklaşımdır. Evrimin yanlışlığı veya doğruluğu Tanrının varlığı yada yokluğu ile ilgili bir mesele değildir.

 

Ateist bakış açısına göre yaratıcı kabul edilmediği için bu görüşe göre canlılığın doğanın kazası olduğunu ve süreç halinde oluştuğunu iddia etmek dışında başka bir alternatif yoktur. Ancak Teizm açısından bakıldığında, Tanrının insanları ne şekilde var ettiği, problem edilecek bir konu değildir. Tanrı isterse evrim mekanizmasını işleterek de yada bir anda da canlılığı var edebilir.

 

EVRİM TEORİSİ İLE ALAKALI YANLIŞ ALGI HAKKINDA

 

Evrim teorisinin bazı dindarlar tarafından reddedildiği doğru olmakla birlikte, insanlara evrim teorisi diye sunulan tezin çoğu zaman evrim teorisinin doğa dışında bir gerçeklik olmadığını iddia eden natüralist versiyonu olduğu da bir gerçektir. Natüralist çevreler tarafından insanın kör süreçler tarafından, tamamen şans eseri oluştuğu iddiası evrim teorisiymiş gibi sunulmaya çalışılmaktadır. Oysa bu iddia tam anlamıyla metafiziksel bir iddiadır ve bu iddiayı deneysel olarak sınamak mümkün değildir. İnsanın doğal seçilim ve mutasyonlar yoluyla doğal bir çerçevede oluştuğu tezi, teizmin canlılığın varoluşuna dair tezleri ile çelişmez. Darwin’den çok önce yaşamış olan kimi İslam âlimlerinin evrim teorisine çok benzeyen teoriler ortaya attıklarını görmek mümkündür. Bu teoriler 8 ile 16. yüzyıl arasında Cahız, Biruni, İbn Tufeyl, El Maksidi, El Zencani, Kınalızade Ali Efendi gibi çok sayıda dindar İslam âlimi tarafından savunulmuştur. İslam dini, insanın hangi süreçlerle yaratıldığı konusunda kesin hükümler vermemektedir. Dolayısıyla İslam dininin evrim teorisine yönelik bir düşmanlığı yoktur. İslam dini, deneysel kanıtların bizi götürdüğü bilimsel bilgiler ile uyumludur. Nitekim evrim-din çekişmesi diye sunulan şey, yukarıda da belirtildiği gibi natüralizm ile din arasındaki çekişmedir. Bazı biyologlar, dünya görüşleri olan natüralizmi evrim teorisine sokmaya ve bu şekilde dine karşı bir cephe almaya çalışmaktadır. Bu durum ise evrim teorisi ile din arasında bir çekişme varmış görüntüsü vermektedir. Nitekim başta insan genomu projesi başkanı Francis Collins olmak üzere birçok saygın biyolog evrim teorisine dayatılmaya çalışılan natüralist yorumu eleştirmekte, evrimle teizmin uyumlu olduğunu savunmaktadırlar.

 

EVRİM TEORİSİ VE İSLAM İLİŞKİSİ

Evrim ve İslam arasındaki ilişkiyi daha iyi anlayabilmek için evrim ile İslam arasında çelişki iddialarına sebep olan konulara göz atmakta fayda vardır.

 

“Ol der ve olur” meselesi

Her şeyi ve dolayısıyla zamanı da yaratan Allah için zaten bir süreçten söz etmek mümkün değildir. İslam inancına göre Allah için saniye de birdir 1 milyar yıl da. Sözgelimi bir ressam “şu resmi yaptım” derken o resmi “anında” yaptığını anlamayız, bir sürecin ardından o resmin ortaya çıktığını anlarız. Bir Müslüman için bütün yaratılanlar Allah’ın eseridir ama sözgelimi bütün insanlar Allah’ın eseridir ama mesela hiçbir insan bir anda yaratılmamıştır, birçok süreçten geçmiştir, anne karnındaki 9 aylık süreç bunlardan sadece bir tanesidir. Allah’ın 9 ayda değil de bir anda yaratmaya gücü yetmez miydi?

 

6 Devirde Yaratılma

 

Evrenin 6 günde yaratıldığı, evrimin ise milyarlarca yıldır devam ettiği göz önüne alınarak evrim ile İslam arasında bir çelişki iddiası ortaya atılmaktadır. Halbuki ayetlerde geçen ve “gün” olarak çevrilen “yevm” kelimesinin bir diğer anlamı da “dönem”dir ve bilimsel olarak da dünyanın ortaya çıkışını altı döneme ayırmak mümkündür. Bazıları “yevm” kelimesine “dönem/gün” manasının verilmesinin modern bilimin verileri ortaya çıktıktan sonraki bir durum olduğunu zannedebilirler. Fakat durum hiç de öyle değildir. Birincisi modern bilimin verilerinin belli olmadığı dönemde kelimenin bu anlamı da olduğu belirtilmiştir. Daha da önemlisi bu kelimenin Kuran’daki kullanımları incelendiğinde; “yevm” kelimesinin elli bin yıllık bir süreç için de, bin yıllık bir süreç için de kullanıldığı görülecektir ve bu da kelimenin Kuran’da “dönem” anlamında kullanıldığını göstermektedir.

 

 

 

 

 

Çamurdan Yaratılma

 

Kuran’da insanların “sudan” yaratıldığına, “topraktan” yaratıldığına, ayrıca toprakla suyun bileşimi olan çamurun belli bir “özünden” yaratıldığına dikkat çekilir. Kuran’ın üslubu içerisinde yaratılışın farklı aşamalarından birinin seçilerek vurgulanmasını veya bir aşamanın farklı özelliklerinden birinin seçilip vurgulanmasını gözlemleriz. Dahası kuranda bütün insanların topraktan yaratıldığı ifade edilmektedir. Bu açıdan çamurdan yaratılmayı ilk insan ile sınırlandırmak doğru değildir. Dahası böylesi bir yaklaşım, mecaza kaçmaktır.

 

Aslında “çamurdan tüm insanların yaratılmasının” açıklaması çok basittir ve çamurdan yaratılışımız her gün gözümüzün önünde gerçekleşmektedir. Birçok zaman gözlerimizin önündeki en açık ve en basit yorumu tercih etmek yerine zorlama yorumların peşinde koştuğumuz için yanılmaktayız. Yediğimiz gıdalar ya hayvansal ya da bitkisel kökenlidir. Tohumu toprağa ekilen bitki, toprağı ve suyu (çamuru) değişime uğratarak kendi bedenini oluşturur; bu bitkileri yiyen hayvanlar da bunları değişime uğratarak kendi bedenlerini oluşturur.

 

İnsan Onuru Meselesi

 

Evrim teorisi ile alakalı en önemli karşı çıkışlardan birisi de hayvanlar ile insanları akraba varsaydığı için hakaret olarak algılanmasıdır. Kendi kökeninin insana üstün gördüğü için şeytan Kuranda kınanmıştır. Köken, üstünlüğün bir göstergesi olamaz. Dahası Kuranda Ebu Leheb ve Firavun gibi bir takım insanlar kınanmıştır ama hiçkimse bu insanlarla akraba olmaktan gocunmamaktadır. Ki bu tarz insanlar hayvanlardan daha aşağı olarak nitelendirilmektedir.

 

Ayrıca böylesi bir sorun görenlere karşı şu hususlar da gündeme getirilebilir: Cansız olan çamur, hammadde olarak insanların ve hayvanların “ortak kökeni” olduğunda bir sorun olmuyorsa, tekhücreli bir canlının tüm canlıların “ortak kökeni” olması da maymunumsuların insanın atası olması da insan onuruna aykırı bir husus olarak kabul edilmemelidir. Hayvanlar çamurdan daha mı aşağı bir mertebededir?

 

Hz Adem’in Yaratıldığı Yer

 

Kimileri cennette yaratıldığı için Adem’in evrimle yaratılmış olamayacağını ifade ederler. Türkçede cennet kelimesi sadece “öldükten sonra iyilerin gideceği yer” anlamında kullanılsa da Arapçada bu kelimenin “bahçe” anlamı da vardır. Kuran’da, dünyadaki bahçeler için de “cennet” kelimesinin defalarca kullanılmıştır.

 

 

Kuranda Evrim Teorisi Anlatılıyor Mu?

 

Kurandan evrim karşıtlığı çıkarmak ne kadar büyük bir hata ise, Kurandan evrim çıkarmak da benzer büyüklükte bir hatadır. İnsan türünün değişim gösterdiği fikri Kuran’da yer almaktadır. Kuran’da insan türünün kısmen değiştiği yer alsa da, bunu türlerin birbirlerinden evrilerek oluştuklarının açık bir anlatımı olarak da kabul edemeyiz.

 

SONUÇ

 

Sonuç olarak evrim-din çatışması değil, evrimin natüralist-ateist yorumu ile dinin çatışması vardır. Bu, din ile bilim arasında değil, dine rakip bir dünya görüşü olan natüralizm yani doğa dışında bir gerçeklik olmasının mümkün olmadığını iddia eden felsefi görüş ile din arasındaki bir çatışmadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

 

Enis Doko, Dâhi ve Dindar: Isaac Newton, İstanbul Yayınevi

Caner Taslaman, Evrim Teorisi Felsefe ve Tanrı, İstanbul Yayınevi

Caner Taslaman, Bir Müslüman Evrimci Olabilir Mi?, Destek Yayınları

Emre Dorman, Allah’ın Parmak İzi, Destek Yayınları

Bir cevap yazın